Dostlarla Sohbet Günü (25.04.2014)

Dostlarla Sohbet Günü (25.04.2014)

Bu haftaki “Dostlarla Sohbet Günü”nde  Dekanımız Sayın Prof. Dr. Bilal Kemikli konuşmasına “Başınız her daim yukarıda olsun!” diyerek başladı. Daha sonra buradaki ifadesinin içeriğini açıklayan Dekanımız, sözlerine şöyle devam etti:  “Yukarıda olmak, kuru gurur anlamında değil, hak ve hukuka uygun doğru işler yapın anlamındadır... Hakkın ve hakikatin yanında olmak, duruş sahibi olmak. İyi ve güzel işler yapmak yahut güzelliklere vesile olmak.

Mesele budur azizim, bu hayat denilen handaki temel mesele budur. Bunun için sorunların esiri olmayalım, derim... Daima umudun peşinde koşalım. Böylece başımız her zaman yukarıda olsun.”

Hocamızın sohbet meclisinin müdavimlerine verdiği “Başınız her daim yukarıda olsun!” öğüdünden sonra Sultan Şairlerlerin şüphesiz en önemlisi ve Osmanlı Devleti’nin en kudretli padişahı olan Kanuni Sultan Süleyman’dan bir beyitle başın her daim yukarıda olmasının ölçüsünü hatırlattı.

Muhibbi mahlasıyla yazan Sultan Süleyman,

Sakın aldanma cihâna olmasın sende gurûr 
Ne kadar devlet bulursan kendüzini eyle mûr.

(Hayata kendini kaptırma, sende hiçbir zaman gurur olmasın
Ne kadar büyük zenginlik, güç içinde olsan da kendi özünü bir karınca gibi gör) diyerek kendisine tevazuyu öğütlemiştir.

Bu beyitteki mûr ve şairi Muhibbi'nin de Süleyman ismi hatırlanırsa, Süleyman (as)'ın yolunu kesen karıncayı hatırlatır... İlgili ayete telmih vardır.  Bir gün, Hazreti Süleyman, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan ordusunu toplayarak onları kontrol eder. Sonra hepsini birlikte düzenli olarak sefere sevk eder. “Karınca Vadisi”ne ulaştıklarında, onları gören bir karınca, “Ey karıncalar, haydin yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, sizi fark etmeyerek ezip çiğnemesinler!”  diye çağrıda bulunur. Bu durum karşısında karıncanın sözünü duyan Süleyman Peygamber: “ Ya Rabbî! Beni nefsime öyle hâkim kıl ki gerek bana gerekse ana-babama ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim, Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim. Bir de lütfedip rahmetinle beni hayırlı kulların arasına dâhil eyle!” (Neml suresi, 27/19) diyerek dua eder.

Evet, bir karınca gibi olmak lazımdır. Karınca küçük bir varlık olmasına rağmen tüm karıncaları bir emriyle yuvalarına döndürmeyi başarmaktadır. Bunun yanında Süleyman Peygamber de mütevazi bir duruşla karıncaları çiğnememesi için ordusunu durdurmuş, karıncanın nidasını işitince Allah’a şükrederek Rabbine niyazda bulunmuştur.

Bizlerde Süleyman Peygamber ve karınca olayından, Yunus Emre’nin karıncadan ibret alması misali ibret almalı, mütevazı olmalıyız. 

Son Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2014, Pazartesi