Kuruluşa Seyahat

KURULUŞ’A YOLCULUK…

Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olarak ilk gezimizi, Osmanlının kuruluşu aşamasında ecdadımıza durak olan mekanlara yaptık. Henüz kuruluşunu tamamlayıp kurumsallaşma aşamasında olan Fakültemizin Osmanlı’nın kuruluşuna şahitlik yapmış mekânları ve bu yüce medeniyetin harcını karan abide şahsiyetleri ebedi istirahatgahlarında ziyaret etmesi, medeniyet yolunda, aidiyetimizi ortaya koyma açısından çok önemlidir.

Yolculuğumuz 01 Mayıs Perşembe günü  Dekanımız Sayın Prof. Dr. Bilal KEMİKLİ liderliğinde 75 öğrenci ve 43 Akademik ve idari personel ve aileleriyle gerçekleşti.

İlk Durak Hayme Ana...

Hareketimiz 118 kişinin yer aldığı 3 otobüsle saat: 08.00’ de başladı. Kütahya’nın kuzeydoğusunda yer alan ve yaklaşık 90 km. mesafede yer alan Domaniç ilçesine doğru Tavşanlı üzerinden yola çıktık. Domaniç’e 15 km. uzaklıktaki Çarşamba köyünde yer alan Hayme ana türbesine ulaştık. Hayme Ana devletin anası, devleti kuran iradenin mürebbiyesi. Süleyman Şah’ın eşi. Ertuğrul Gazinin annesi ve Osman Gazinin Babaannesi. Eşi Süleyman Şah Fırat nehrinde hayatını kaybedince Kayı boyuna analık edip onları dağılmaktan koruyup göç istikametini devam ettiren devlet ana. Hayme Ananın hikayesini dinleyince Anadolu’da dirayetli kadınlara neden “Osmanlı Kadın” denildiğini daha iyi anlıyorsunuz. Çarşamba köyü ve güneyinde bulunan koca yayla Osmanlıların o yıllarda yaylak olarak kullandığı coğrafya. Hayme Ananın kabrine Sultan II. Abdülhamit döneminde türbe inşa edilir. Yanına da okul yapılır.

Domaniç bölgesinde ikinci olarak Mızık çamı diye bilinen anıt ağaç ziyaret edildi. Mızık çamı Hayme Ananın Osman Gazi bebek iken salıncak kurup salladığı rivayet edilen ağaçtır. Mızık çamı Domaniç’e 3 km. uzaklıkta Domur köyünde bulunmaktadır. 1988 yılına kadar ayakta olan ağaç o yıl bir fırtınada yıkılmış ve koruma altına alınmıştır. Domaniç’ten ayrılmadan Sarıkız efsanesinin geçtiği yer kabul edilen Ilıcaksu köyündeki Sarıkız mesirelik alanına geçtik. Burada asırlık ağaçların altında ve ılıca suyunun yanında kısa bir mola verip Kuruluşun ana merkezine doğru yola çıktık.

Söğüt.. Kuruluşun Merkezi…

Domaniç’ten Hayme Ananın kucağından çınarın dikildiği coğrafyaya, Osmanlının Kışlağına Söğüt’e doğru  yola çıktık. Kuzeyden Koca yayla üzerinden, muhteşem güzelliklerin arasından yaklaşık 100 km. lik , Kocayayla, Tahtaköprü, Hacıkara üzerinden Bursa Eskişehir yoluna inip Bozüyük içinden Söğüt’e ulaştık. Osmanlı Çınarının dikildiği mekan… Ertuğrul Gazi’ye eşi Halime Hatun’a ve oğlu Savcı Bey’e hala ev sahipliği yapan şirin Osmanlı kenti. Ertuğrul Gazi’nin türbesinde de aynı imzayı görüyoruz. Ecdad hatırasına sahip çıkan yüce Hakan Sultan II. Abdülhamit Han. Aynı yıllarda Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılan bir de cami mevcut Söğüt ilçesinde. Şehrin meydanında tarihe meydan okuyan asaletiyle Çelebi Mehmet Camii. Cami 1414 1420 yılarında yapılmış ve kubbeli camilerin ilk örneklerindendir. Söğüt’te son olarak Söğüt’ün batı tarafında bir tepenin zirvesinde yer alan Dursun Fakihi ziyaret ediyoruz. Dursun Fakih alim ve fazıl bir zat. Şeyh Edebalı’ nın damadı ve Osman Gazi’ nin bacanağı. Osmanlı Devletinin ilk resmi Kadısı kabul edilir. 1299 yılında Karacahisar seferinden sonra Devlet adına ilk hutbe okuyan kişidir.

Şeyh Edebalı’nın Yurdu Bilecik

Son durağımız Bilecik. Küçük bir Anadolu vilayetimiz.. Bağrında taşıdığı emanet Koca bir imparatorluğun manevi mimarı. İlk olarak Osmanlı Ahfadının şeyhini dedesini ziyaret ediyoruz. Burada dile geliyor Osmanlının kuruluşundaki 3 unsur: “ İlim, İrfan ve İrade” Dursun Fakihin temsil ettiği ilim, Şeyh Edebalı’nın temsil ettiği irfan ve Ertuğrul Gazi ile Osman Gazinin ve ahfadının temsil ettiği irade… Şeyhin türbesinin kıyıcığında yer alan Orhangazi Camii ve tepeye konuşlanan minare şehrin mührünü ortaya koyuyor. Milli mücadele yıllarında Yunanlıların eski Bilecik’te meydana getirdiği mezalim yıkık dökük minare, cami ve bina enkazıyla adeta bize haykırıyor. Şehrin büyük bir bölümünün yakılıp yıkıldığını ve yaklaşık sekiz bin kişinin şehit edildiğini duyduğumuzda içimiz parçalanıyor. Bilecik Belediye Başkanı Selim YAĞCI Beyi, Sultan II. Abdülhamit tarafından 1905 yılında yaptırılan ve şu an Belediye hizmet binası olarak kullanılan tarihi binada ziyaret ediyoruz. Belediye binası ve avludaki saat kulesi bizleri büyülüyor. Bilecik Belediye Başkanı Sayın Selim YAĞCI'a  bizleri harika bir misafirperverlikle ağırlayıp, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi ÖZCAN ve Bilecik Emniyet Müdürü Eyüp ÖZÜDOĞRU’ nun da katıldığı akşam yemeği ile Bilecik’ten yolcu ettiler. Dönüş yolunda ekibimizin gözlerindeki ışık seyahatimizin amacına ulaştığının kanıtıydı…

Böyle bir gezi fikrinin hayata geçirilmesinde ön ayak olan Dekanımız Sayın Prof.Dr. Bilal KEMİKLİ'ye, gezinin hayata geçirilmesinde büyük katkıları olan Öğr.Gör. M. Emin Yağcı'ya, gezide sundukları katkıları sebebiyle Yrd. Doç.Dr. Asiye TIĞLI, Öğr. Gör. Abdullah ÇAKIR, Arş. Gör. Abdullah Erdem TAŞ'a ve Medar ekibine çok teşekkür ediyoruz.

       
 

 

Son Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2014, Cumartesi